Haziran, 2018 için arşiv

Ahlat Ağacı ya da Kaybolan Hayatlar

Yayınlandı: 04 Haziran 2018 / Sinema

,UJOXHgeetkC3WUagt7mRTQ

Nuri Bilge Ceylan filmlerinde beni bu kadar etkileyen nedir? Bir blog yazısına sığdırmak istemediğim, sığdıramayacağım kadar derin bir şeylere nüfuz eden nedir? Bu soruların cevabını verebilsem, muhtemelen güzel bir film yazısı yazabilirdim ama bildiklerim sadece tahminlerden ibaret.

Ahlat Ağacı’nı izlerken üniversite yıllarıma döndüm. Sonu gelmez entelektüel tartışmalar, dünyayı ve sanırım aslında kendimi kurtaracak edebi-felsefi-siyasi arayışlar… Sinan’la Süleyman’ın edebiyat üzerine diyalogları ne kadar da tanıdık geliyor şimdi. Hepsi bir rüya olsa da.

NBC’nin önceki filmi “Kış Uykusu” hakkında uzunca bir yazı yazmıştım. https://helverdi.net/2014/07/13/kis-uykusu/ Şimdi düşünüyorum da, içimdeki eksik kalan bir şeye veya hayatımın yüzlerce olasılığından birine dokunduğu için seviyorum bu filmleri bu kadar belki de.

Bir sahne: Filmin sanki tüm hayatı buna bağlıymış gibi kitabını bastırmak için her şeyi yapmaya gönüllü kahramanının bunca çabadan sonra amacına ulaşınca önüne gelen herkese ve tabii ailesine dağıttığı kitabını annesi ve kız kardeşinin okumadığını öğrenmesi. Ne kadar tanıdık.

Oedipus kompleksi açısından bakalım. Babasını öldüremeyen erkekler ülkesi burası. Hayatımız boyunca öfke duyalım, her fırsatta itin götüne sokalım, sonra dönüp dolaşıp babamızın bir çeşit kopyası olalım.

Hayat akıp gidiyor işte…

Meraklısı için filmin müziğini de bırakalım buraya. JS Bach Passacaglia & Fugue in C Minor